16 Şubat 2011

Endişeli Modern Narcisso

İliklerime kadar uyuz olduğum başbakan ve hükümetin hiç de şaşırmadığım her faşistçe hareketinde "Yetmez ama evetçiler, hadi bakalım bik bik" diye sızlananlara tayyipler aleminden daha fazla uyuz oluyorum.

Hükümetin bu kararları langır lungur geçirebilmesinin tek sebebi milletvekili sayısı, referandum değil! Aptal aptal konuşmak yerine delikanlı gibi elini taşın altına sokarsın, sokağa çıkarsın, örgütlenirsin, işte o zaman fark yaratırsın!

Genel seçimdeki oy oranını iki tane liberal öte tarafa kaydırmadı, merak etme. Bu ülkenin aslında hiçbir zaman değişmemiş olan hükümetleri de iki günde böyle astığım astık, kestiğim kestik olmadı! Eskiden tüm sol görüşlü gazeteleri, dergileri hiçbir suçu yokken her allahın günü asker polis basarken, iddia edilen suçla hiçbir alakası olmayan yazarlar, düşünürler, günahsız gençler hapislerde işkencelerde çürürken neden sesini çıkarmadın? Senin totaliter zihniyetinin sonucu yaşanmadı mı bütün bu yıllar? Sahtekâr seni. Yıllarca sustun sustun, şimdi de sana dokunuyorlar işte! Şimdi mi uyandın? Medyada gördüğün her haberde, üstündeki 90 yıllık vebalden "yetmez ama evet keh keh" diyerek sıyrılamazsın kolay kolay. Cumhuriyet delikanlıları sizi.

Gün gelir solcu öcü, gün gelir dinci öcü. Kimse değil, sensin öcü, sen! Sen rahatını hiç bozmadığın için oluyor bunlar. Batı demokrasisi geldiği yere (ki bu yer maalesef hâlâ kapitalizm mengenesinde saçma sapan bir rol) kolay gelmedi. 200 yıl dünyanın en ağır bedellerini ödedi bu toplumlar.

Varsa senin de cesaretin, atla suya. Evet boyu geçiyor bizim ülkede bu sular, yüzmeyi öğreneceksin, yok öyle. Ama suda yılan var, ben girmem, dersen, bil ki sensin zaten o yılan, senin sudaki aksin o.

Dev aynasını kırdığın, gölgenden korkmayı bıraktığın anda muasır medeniyet seviyesine çıkacaksın, hemşehrim Narcisso.

4 yorum:

Anonim dedi ki...

"Cumhuriyet delikanlıları sizi." diyorsun ya aslında kendi hatanı görmezden geliyorsun. Ben kendimi bildim bileli (ki bu Manisa davasına dayanır) yukarıda yazdığın başlıklardan dolayı insanları eleştiriyorum.

Ben de senin gibi insanlar için "Yetmez ama evetçiler, hadi bakalım bik bik" diye yazıyorum çünkü hatanızı kabul etme ihtimaliniz olduğunu düşünüyorum.

Oğuz

Ozan Sezgin dedi ki...

Ben de diyorum ki, yazida bahsi gecen insanlar "yetmez ama evet bik bik" ile ugrastiklari kadar Tayyiban'a karsi durmak icin ugrassalar, daha degisik sonuclar elde ederler.

Ama olmaz iste, birincisi hem daha kolay, hem daha guvenli. Degil mi yegenim Oguz?

Anonim dedi ki...

Ehhh şimdilik öyle olsun diyelim Ozi dayı, gönüller kırılmasın. ilk fırsatta yüz yüze konuşuruz..

Gökhan Balkan dedi ki...

açıkçası pek yorum yapmam bu konularda. yoruma gerek kalmadı, yüzyıllardır yorumlar yapılıyor. sırf dünya klasiklerinin okunması ve insan sevgisinin oluşması yeterli, dedikodu siyasetine gerek yok, böyle geldi bunlar yıllarca buralara. eğitimsiz zavallı emekçi halkı dedikoduyla süründürerek.

reşit olduğumdan beri yaşıtım ve büyüklerimden çoğunun yapmadığı bir şeyi yaptım. yerel ve genel seçimlerde (referandum filan) sandık görevlisi oldum. sabahın 6sından gecenin 1 ine kadar süren dünyanın en iğrenç olayı. kusturur adamı gecenin sonunda nefret ettirir siyasetten de toplumdan da. ama çok gördüm orada insanların aşağılık yüzlerini, birinci elden. ve elimden geldiğince de usulsüzlüklerle çatıştım o mecralarda. klavyede her şey kolay. gidip okadar gencin seçim salonlarında sandıklarda haklarını korumaları gerekiyor. bunu totoş sosyete demokratı kızıl saçlı karılara bırakıyor anglosakson parfümlü gençlerimiz.

ne kadar güzel değil mi..