01 Şubat 2011

Pavyonlar, Traktörler ve Rapaiç

21 Nisan 2001 Fenerbahçe - Gaziantepspor maçı

İznik'te adını unuttuğum bir pavyonumtrakta seyrettim bu maçı ben.

Maçı veren bir yer aradık Aybars Özgür, Değer Dilek, Tahir Soyadıneydi ve ben. Göl kıyısında sikkindirik bir yer bulduk en sonunda projeksiyondan maçı veren, kafe mi desem pavyon mu desem belli değil, son derece yerel bir mekan, girdim; İstanbul alışkanlığıyla yer ayırsınlar diye rica ederken şimdi hatırlamıyorum olsun olsun 10 milyon falan herife toka ettim, çıktık gittik bildiğimiz bir balıkçıya sası bir yayın şiş yemeye.

Maç başlamadan 10 dakika önce gittik bu mekana, önünde 10-15 traktör park etmiş, "Hah" dedik, "Y****ğı yedik". Girdik içeri, karanlık, hayal meyal seçilen 100 kadar siyah kafa ve siyah bıyık, tam ortalarında ama tam ortalarında ışıl ışıl bir masa, ortasında meyvalar etrafında mumlar, garsonspor seyirtti yanımıza "Ağabey hoş geldiniz" diye. "Baba n'aptın, ayıp ulan" falan derken ite kaka oturttu bizi, 100 adet siyah kafa ve siyah bıyık "Şrrrak" diye döndü, hiss-i kablel vuku "Selamünaleyküm" dedik, sanki yerin altından "Harreykumserraoorgh" diye bir efekt geldi çarptı.

Neyse maç başladı uzatacak bir şey yok, ananıskim 1-0, ananıskim 2-0, ananıskim 3-0; deminden beri saygı gösteren 100 kafadan ayrı ses geliyor bize doğru, kıkırdamalar, dalgalar...

Devre arası oldu, rakı üstüne rakı içildi. Sonra ikinci yarı başladı bizler inandık, Fenerbahçe de inandı, Fenerbahçe çıldırdı, ananıskim 3-1, ananıskim 3-2, ananıskim 3-3 oldu, etraf bir garip oldu. Rakı üstüne rakı içildi.

Yine rakıma tam su koyarken pet şişeden, ses geldi "Rapaiç, Rapaiç, Rapaiç, Rapaaaiiiçç, Rapaiç atıyor 4 oluyoor, Rapaiç atıyor 4 oluyooooor" diye, ben fırladım "Heloleolooeoy" diye, elimden pet şişe fırladı bu esnada, nereye gitti bilemedim; arkama baktım nerede diye, o sırada o masadan arkası dönük, kocaman, kel, bıyıklı bir dayı kalktı yavaşça döndü, kafadan aşağıya sular süzülüyor, burundan, bıyıklardan şıpır şıpır sular akıyor. "Allah" dedim, "İznik Devlet Hastanesi ben geliyorum". Dayı bana baktı, 1 saniye kadar, ama 30 saniye sürdü zannımca bu, sonra herif bana saldırdı "Hurrroooaarrgh" diye. Kaçış yok madem, kaldırdım yumruğu, bi' yerine koyucam, herif yumruğun altına eğildi, bir sarıldı belime, kahkahalarla havada çeviriyor beni Bo Derek gibi, "Goooooooaaaaoooooolll" diye bağırıyor falan, sonra bütün masa herifle bir olduk biz, zıplamalar, kaavenin içinde koşuşmalar, falan, filan derken hikaye de budur gençler...

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Mu-ha-ha

Adsız dedi ki...

Adi neydi mekanin.tutku olmasin.

Unknown dedi ki...

:)))))))))))))))))